blog okumanın veya yazmanın modası geçti mi?

2010 yılında meslek lisesinden mezun olmakla başlayan yazılımcılık kariyerimde; defalarca kez blog açıp tecrübelerimi paylaşma isteği uyandı. ama hiç birinde başarılı olamadım. aradan tam 15 koca yıl geçti, neredeyse çeyrek asır. şimdi düşünüyorum da, bunu yapmak için geç mi kaldım? yıllar geçti, nesil değişti.

bu konuda geç mi kaldım? blogların modası gerçekten geçti mi?

yine bir kış arifesi... kendimi henüz deli gibi oyun oynamaya vermediğim, bir şeyle meşgul olamadığım boşluklardan birindeyim. konfor alanımı bozmadan, tanıdık bir çılgınlık yapma fikri geldi: ya Kurtlar Vadisi izleyecektim ya da 1900 kere tekrarladığım döngüye +1 diyecektim.

bu satırları okuyorsan eğer, kararımı biliyorsun. kendimi ifade etmenin en ilkel yolunu tercih ediyorum, yeniden.

uzun zaman boyunca blog yazmayı popüler kültürün bir aracı olarak gördüm. bir trend, "yapılması gereken".

ayak uydurmaya çalıştım ama başaramadım. belki kimse tarafından okumayacak, belki günümüzde etkisi bile yok; ama yine de yazmak, insanın içsesiyle konuşması demek.

bazen yazılım tecrübelerimi bazen kendi hobilerim yada gündem konularını karalayacağım. kabacası, kafama göre takılacağım.

kim buradan bir şey öğrenir yada gülümser, benim için en büyük motivasyon kaynağı o. belki bir sonraki postu bir yıl sonra yazacağım.

görüşmek üzere